| 
Epiktetos zamanımızdan yüzyıllarca önce yaşamış bir filozoftur , kendi kaleme aldığı kitapları olmasa bile onun takipcisi olan bir öğrencisi tarafından fikirleri kitaba aktarılmıştır , fikirlerin üzerine kurulduğu bu temeller oldukca güçlü temeller üzerine inşa edilmiş ve İlahi düzenin ve planların dün olduğu gibi bugünde evrensel insan , makro insanın yoluna açılan fikirleri toplumlara taşıyıcı ve tamponlayıcı nitelikte olmuştur.
Epiktetosun fikirlerinin güçlendiği ve kaynaklandığı noktalardan en güçlüsü ahlak , insanın egosu , iradesi , davranışları ve bunların Sonsuz Sınırsız Yaratıcı ile ve insan varlığının doğal yapısı ile buluşturulmasıdır.
O her zaman doğayı ve insanın doğasını gözlemlemiş ve bunların işleyiş mekanizmalarını baz alarak , doğal akışın doğal dengeyi koruduğunu gözlemlemiş ve doğal akıştan iç akışa geçmeyi başarmıştır , Onun bilgiler bütünlüğüne baktığımızda içsel ve özsel akan akışı yakalamamız çok kolaydır.
Herşeyin başlangıcının insan denilen varlığın kendi öz doğasını kavrayıp , Özüyle özgürce hareket ettiği müddetce kendi kaynağına olan yakınlığını anlatmaya çalışır ve epiktetosla ilgili okuduğumuz her paragrafta bu olgulamayı bize biraz daha açar.
Epiktetosa göre Özsel irade ile kişinin egosal iradesi iyice anlaşılmalı ve kişi kendini ve hayatını Tanrısal iradeye göre yönlendirmeli ve buna uygun yaşamalıdır , onun içindirki şöyle der "Bir insana başka bir insan zarar veremez" Çünki insan düşündükleri ve yaptıklarından kendisi sorumludur ve ne ekerse onu yaşamak durumundadır.
Dünyada yaşayan insanları bir oyunun , bir sahnenin , oyuncuları olarak gören epiktetos , bulunduğu şartlara , mekana vede Tanrının iradesine karşı gelemeyeceği , değiştiremeyeceği şeylerin içerisinde kayıtsız ve teslimiyet içerisinde olmayı öngörmüş bütün bu planın içerisinde onun elinde olan tek şeyin ancak kendi tavır ve davranışları , kendi seçimlerinin yönleri olduğunu belirtmiştir. |