Alemlerin Rabbi Aşk'ına gözlerinizdeki kiri, pası temizleyin de öyle bakın, vicdan terazinizin ayarını yapın da öyle tartın. Baktıklarınız, tarttıklarınız biliniz ki sadece sizin değil insanlığın malıdır. Yaşayın, yaşayın ancak yaşarken yaşamanın hakkını vererek yaşayın, bu yaşam sizlere boşuna sağlanmıyor. Yaşamlarında şikayetçi olanlar; yaşamlarınızdan şikayet etmeyin, zira sizler nasıl ekmekte iseniz öyle biçmekte, nasıl biçmekte iseniz öyle ekmektesiniz. Yaşayan yaşadığından yana alır nasibini. Nasibini alan o nasiple ilgili evrensel şeraitlere parmak basmıştır ki alabilmiştir. Layık olanla ilgili layığı layık olunan belirlemiştir, biçen ekmiştir. Ekenin biçtiği bir başka şekilde ekmeye yarıyor.
Adımını atan attığı cihetten imkân buluyor. Yaşayan şuuren yaşadığı her evrensel boyutun icabatlarına uygun bir tarzda meknuziyet safında bulunan olasılıklarla muhatap kalarak, o olasılıklar çerçevesinde tavırlanmalar arz eder. İster fark edilsin ister fark edilmesin her şuurlu insansal kozmik birim içinde yaşadığı evrensel boyutun zamanlarına uygun mekânlaşmalar dahilinde muayyen bir zaman diliminde, muayyen bir mekanda yaşarken, yaşadığı mekanın bir yandan kendisine somut gelen imkanlarıyla muhatap olurken, bir yandan da şuuren erişebildiği evrensel boyuttan destek bulur da diyebilirsiniz. Müteal Orijinal Manâ'lar halinde her evrensel boyutta muayyen icabatlara uygun bir tarzda meknuziyet safında bekleyen olasılıkların (KOZMİK İMKÂN) tebarüz etmesi için şuurlu insansal kozmik birimlerin Kozmik Boyutlar içerisinde şuuren yücelmeleri gerekmektedir. (Şuur Projeksiyonu).
Şeraitlerine parmak basılan evrensel olasılıklar, hangi evrensel boyutta bulunursa bulunsun şaraitlere parmak basan şuurlu insansal kozmik birimleri ihata etmek üzere şuurlu insansal kozmik birimler ihata etmek üzere şuurlu insansal kozmik birimin bulunduğu evrensel boyuta akar. Şeraitlerine parmak basılan her olasılık belirli bir oluşumu belirtmek suretiyle meknuziyet safında gerektiği gibi, gereken boyutta mekanlaşarak varlık gösterir. Evrensel icabatlar, evrensel denge esaslarına göre evrensel olasılıkların mekanlaşmalarıyla ilgili sistem belirten prensiplerdir. Bu icabatlara uygun tavırlar arz eden şuurlu insansal kozmik birimler, bu tavırlanmalarına istinaden muayyen bir mesabede “KOZMİK LİYAKAT” toplarlar.
Her liyakatlı varlık mutlaka kendi Kozmik liyakatına şayan olarak muayyen tecellilere mahzar kılınır. Muayyen bir evrimsel aşamasında kendilerinde vuku bulan bir takım değişikliklere şahit olurlar. Bu değişiklikler EN YÜCE AYARLAYICI'nın insan varlıklarına kendi ahvallerine uygun olarak bahşettiği tecellilerdir. Tecelliler (Tecelliyat) zuhur manasındadır. Tecelliyata mahzar kalacak insan varlığı, o tecelliyata layık olabilecek liyakatta bulunması gerekir. Liyakat şümullü bir ifadeyle yaraşır olabilmektedir. Yaraşır olan, yaraşırlığı oranında tecelliyata mahzar kalabilir. Böyle bir Tanrısal Keyfiyetin tahakkuk ettirilmesi evrensel icabatlara uygun olarak efaliyet göstermeye dayanır.