
Çin mitolojisinde birçok farklı mit olojik öykü vardır.
OKÇU Yİ VE ON GÜNEŞ
Bir zamanlar Dünya gençti ve gökyüzünde bir değil, on tane güneş vardı. Onların anası, doğunun tanrısı olan Di Jun'un karısıydı. Kadın, on çocuğunu doğu bölümünün en uzak ucunda olan Tang Vadisi'ndeki bir sıcak su havuzunda yıkıyordu. Güneşler büyük bir dut ağacında dinlenirdi, çünkü aslında bu güneşlerin özleri kuştu. Dokuz güneş ağacın alt dallarına tünerken, her gün başka bir güneş en üst dalda otururdu ve her gün en üstte oturan güneş göklerdeki yolculuğuna çıkardı.
Bu on güneş birbirine çok benzerdi. O yüzden insanların on tane güneş olduğunu bilmezdi. Ancak bir gün güneşler ayrı ayrı dolaşmak yerine, göklerden hep birlikte geçmenin eğlenceli olacağını düşündüler. Böylece şafak vakti geldiğinde on güneş arabalara atlayıp gökyüzünde doğru yola çıktılar. Onların yakıcı ışığı dünyayı kavurdu. Ormanlar alev aldı, pek çok hayvanı ve insanı da öldürerek küle döndü.
Nehirler, denizler kurudu, bütün balıklar öldü ve su canavarları yeryüzüne çıkıp yiyecek çalmaya başladılar.
OKÇU Yİ VE ON GÜNEŞ
Bir zamanlar Dünya gençti ve gökyüzünde bir değil, on tane güneş vardı. Onların anası, doğunun tanrısı olan Di Jun'un karısıydı. Kadın, on çocuğunu doğu bölümünün en uzak ucunda olan Tang Vadisi'ndeki bir sıcak su havuzunda yıkıyordu. Güneşler büyük bir dut ağacında dinlenirdi, çünkü aslında bu güneşlerin özleri kuştu. Dokuz güneş ağacın alt dallarına tünerken, her gün başka bir güneş en üst dalda otururdu ve her gün en üstte oturan güneş göklerdeki yolculuğuna çıkardı.
Bu on güneş birbirine çok benzerdi. O yüzden insanların on tane güneş olduğunu bilmezdi. Ancak bir gün güneşler ayrı ayrı dolaşmak yerine, göklerden hep birlikte geçmenin eğlenceli olacağını düşündüler. Böylece şafak vakti geldiğinde on güneş arabalara atlayıp gökyüzünde doğru yola çıktılar. Onların yakıcı ışığı dünyayı kavurdu. Ormanlar alev aldı, pek çok hayvanı ve insanı da öldürerek küle döndü.