MART, 2008

Detoks diyetinin amacı, bir yandan alkalik yapıcı, tamamen asitleştirmekten uzak besinlerle detoks sürecini desteklerken, diğer yandan da vücutta mümkün olduğu kadar az atık üreterek sindirim için mümkün olan en düşük miktarda enerjiyi harcamaktır. Detoks sırasında tüketilen her şeyin, vücudu alkalik yapmaya yardımcı, kanı ve dokuları arındırıcı ve aynı zamanda asidik atıkların ve toksik kalıntıların atılım organları aracılığı ile elimine edilmesini kolaylıştırıcı olması gerekir. Kan ve doku kirliliğinin, kronik baş ağrısı, beden ağrıları, eklem ve doku iltihaplanması, abdominal distansiyon ve şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık, karaciğer tıkanması ve sinir gerginliği gibi tüm semptomları, iyi planlanmış bir detoks diyetine derhal tepki verirler ve sadece semptomatik bir rahatlamaya ulaşılmakla kalmaz, aynı zamanda tüm bu rahatsızlıkların kökeninde yatan kan zehirlenmesi de elimine edilmiş olur.

Detoks diyetinin iki temel taşı taze meyve ve taze sebzedir. Bunlar, sadece taze olmakla kalmayıp kontrollü veya organik olarak yetiştirilmiş, genetiği değiştirilmemiş cinslerden olmalı, pestisid veya zirai ilaç kalıntısı barındırmamalı ve radyasyona maruz kalmamış olmalıdır. Genetik olarak değiştirilmiş, radyasyona maruz bırakılmış veya pestisid veya zirai ilaç kalıntısı içeren herhangi bir meyve veya sebze, detoks için faydasız olduğu gibi günlük tüketim için de uygun değildir. Taze, kontrollü veya organik olarak üretilmiş ürünler ise, detoksa ve iyileştirme sürecine yardım edecek saf ve güçlü alkalik elementleri, antioksidan faktörleri ve gerekli besinleri bünyelerinde barındırırlar. Meyvelerin önemli temizleme ve arındırma özellikleri varken, sebzeler daha çok iyileştirici ve tamir edicidir. Her ikisi de alkalik yapıcıdır, çok az atık üretirler ve sindirilmeleri için fazla enzim ve enerji gerekmez. Meyveler ve sebzeler, beraber kullanıldığında, bedeni arındırmak ve yenilemek için gerekli besinleri sağaltıcı elementleri sağlarlar.

Taze meyveler, öylesine basit besin formlarıdır ki midede neredeyse hiç sindirilmezler. Hızlı bir biçimde onikiparmak bağırsağına iletilirler ve orada yarım saat içinde kana karışmak üzere besinleri özümsenir. Bununla birlikte, eğer meyveler mideye ulaştığında orada sindirilen başka besinler varsa, onların bu süreci bitirmesini beklemek zorunda kalır. Bu gecikme sırasında, midede zaten var olan bakteriler meyvelerden beslenmeye başlarlar ve meyveler dahil, o an midede olan her şeyin sindirilmek yerine, fermante olmasına sebep olurlar; bu da, toksik asidik atık üretimine ve bağırsak gazlarına sebep olarak tüm sindirim işlemini altüst eder. Normalde vücudu alkalik yapacak, besleyecek ve temizleyecek olan meyveler böylece bir asidoz, toksidite ve hazımsızlık sebebi haline gelirler. O yüzden meyveler ile ilgili temel kural, “onları tek başına yiyin ve tek başlarına bırakın” dır. Bazı sebzeleri, özellikle çiğ yendiğinde, yüksek selüloz düzeyleri yüzünden hazmetmek üç saati bulabilir, bu yüzden meyveler ve sebzeler her zaman ayrı tüketilmelidir. Bir detoks diyetinde, örneğin sebzeler kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi ana öğünlerde tüketilirken, meyveler aralarda atıştırılabilir.