
İspanya'nın Cordoba kentinde doğdu ailesi tarafından Roma'ya eğitim amaçlı olarak gönderildi orada felsefe ve hitabet eğitimi aldı.
Seneca Yeni Stoa öğretisinin kurucularının ilki olarak anılır. Felsefeden aldığı eğitimle bir çok alanda kendini geliştirmesine rağmen vicdan ,önsezi ve ahlak temelleri onun diğer alanlardada hayatının mihenk taşlarını oluşturmuştur.
Seneca'nın hayatını incelediğimizde denek olarak en çok kendi kendisini ele aldığını , yaşadığı duygusal , zihinsel karmaşasının içinden kendi gözlemlerinden yola çıkarak insanlara yaşadıkları çalkantıların özellikle sanıların , endişelerinin zihinsel çıkarımlarının aslında gerçeklikle bir bağlantısı olmadığı , insanın o herşeyi büyüten abartan zihinsel edinimlerinin neden olduğunu anlatmaya çalışmıştır .
Senecanın zamanından zamanımıza ulaşan 40 kitabı vardır bunlardan bir kısmı türkçeye çevrilmiştir . Bunlardan ara ara bazı alıntılar yapacağız sizler için.
Kontrol altına alınmamış bir zihin Seneca'ya göre son derece tedirgin edici , rahatsız edici hatta korkutucudur , başımıza gelmemiş şeylere bile gereksiz bir şekilde endişe yaşatabilmektedir.
Bir mektubunda şöyle nasihat veriyor Seneca , Vaktinden önce mutsuz olma , başında dolandığını sanıp korktuğun felaketler belki hiç gelmeyecek , hiç olmazsa şimdiye kadar gelmedi o halde kimi korkularımız bize gerektiğinden fazla acı veriyor kimiside hiç gerekmediği halde acımızı ya büyütüyoruz yada vaktinden önce acı çekiyoruz yada acıyı kendimiz yaratıyoruz.
Seneca bu sözlerinde duygusal ve zihinsel etkinllikler planından hareket eden zanlarla , zehaplara kapılarak alışılagelmiş kayıtlarla hareket eden cevheri otomasyon bilincininden çok güzel bir örnek vermiş bizlere. Seneca kazandığı edinimlerle felsefeyi hayatına geçirmiş ve bu felsefeyi hiç bir şart ve koşul altında etkilenmeden her an ve her durumda da gerektiği şekilde uygulamıştır.
Ölüm Seneca'ya göre yok oluş değildir , başka nitelikler taşıyan bu başkalaşım yeni bir hayattır , O bedenin bir kabuk olduğu bilincindedir ölüm ise burada bedenlenen varlığın kendi planına geri dönmesidir Senecaya göre . Onun ölüm hakkında söylediklerine bir göz atalım o zaman onu daha iyi anlayacağız.
"Ölüm bazen ceza , bazen bir armağan , çoğu zamanda bir lütuftur."
"Ne olursa olsun ölüm gelmekte acele eder , Utançtan kızarmıyormusunuz , bu kadar çabuk olan bir olaydan , uzun süredir korku duyuyorsunuz.