MART, 2008

Fransız ARTE televizyonu 15 Aralık 2007 tarihinde yaptığı bir yayınında ( (« Lascaux, le ciel des premiers hommes - Diffusé samedi soir, 15 Decembre ) İlk insanları Gök yüzü adlı programında Fransanın tanınmış Etno- Astronomu Chantal Jèques-Wolkiewiez ‘in Lascaux Mağaralarında yaptığı çalışmaları açıklıyordu. Chantal ‘a göre

Lascaux Mağaralarındaki duvar resimleri ( Fresques) son derece önemli bir bilgi veriyordu.

7 Sene süren araştırmaları neticesinde bu mağaranın duvarına yapılmış resimlerin atalarımızın ilk sanatla tanışma çalışmaları değil fakat bilinçli bir şekilde çizilmiş 17 000 sene evvelin gökyüzü haritasıdır. Bu iddia birden bire verilmiş bir karar neticesinde değil fakat o civarda bulunan 130 adet mağaradaki resimlerin 7 sene müddetle yapılan titiz araştırmaların neticesinde varılan bir iddia dır.

Bu araştırmaların neticesinde görülmüştür ki 130 mağaradan 4 ü hariç bütün diğer mağaralar daki resimlerin yönleri temsil ettikleri şeklilerin gökyüzündeki yerlerine tıpatıp uymaktadır. Bunların yönlendirilmesi Gün dönümü ve Mevsim başlangıçları dek gelmektedir. Statistikler Chantalın teorisini desteklemektedir. Fakat Lascaux Mağaralarının araştırılması İnsanlığa Paleolitik çağda yaşamış olan insanlar üzerinde vardığımız değerlemenin yanlış olduğunun ve bu insanların bilgi bakımından çok daha ilerlemiş olduklarını ortaya koyacaktı.

Zira eski değerlendirmemizde onları duvarlara taptıkları hayvanların resimlerini mağaralarının veya açık arazide kayalara resmeden çizen kazan insanlar olarak görüyor , ve yaptıkları resimleri güzelliğini överek onları yüceltiyorduk. Ancak bu araştırma neticesinde ortaya son derece değişik bir Paleolitik insan formu çıkmıştır.

Onlar sadece günlük hayat problemleriyle uğraşmayan ayrıca devamlı olarak geleceklerini , var oluşlarını inceleyen ve unun için etraflarında gördüklerini ve bilhassa gökyüzünü nesiller….. nesiller……..nesiller boyunca her gece sabırla dikkatle inceleyen insanlar olduklarını . Tespit ettiklerini yazma bilmediklerinden duvarlara veya kayalıklara resmeden ve bunlar üzerine yeni teoriler kuran bir insan topluluğu teşkil ettiklerini anlamış bulunmaktayız.