MART, 2008

Kök hücre insan vücudundaki temel çatıyı oluşturan en önemli yapıdır ve vücudtaki bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir.

Döllenmeden hemen sonra zigot oluşur bölünmeye başlar ve bu bölünme sonucunda embriyo (cenin) meydana gelir. Embriyo bölünmeye devam eder ve hücre sayısı katlanarak artar. Döllenmeden yaklaşık 5 gün sonra ise 150 hücre civarında içi sıvı ile dolmaya başlayan kistik bir yapı oluşur. Bu yapı blastokist olarak adlandırılır. Blastokist bir kum taneciğinden daha küçüktür ve içerisinde artık iki tür hücre gurubu barındırmaktadır. Bu yapının iç kısmında bebeği oluşturmak üzere gruplanan hücreler embryonik hücreler olarak adlandırılır. Bu hücre gurubu vücudun bütün organ ve dokularını oluşturmak üzere çoğalıp yönleneceklerdir ve tıp dilinde pluripotent hücreler olarak adlandırılırlar. Dolayısıyla embriyo bölünmeye başladığından itibaren oluşan kök hücreler embriyonik kök hücrelerdir . Embriyonik kök hücre denince blastokist içerisindeki embriyoblast denilen ve bebeği oluşturmak üzere farklılaşmış hücreler anlaşılır.

Kök hücreler embriyonun bundan sonraki gelişme dönemlerinde ilk etapta fetus denen aşamada, 2. etapta doğumla birlikte kordon kanında ve 3. olarak yetişkin vücudunda özellikle kemik iliği ve yağ dokusunda bulunurlar. Embriyonik kök hücrelere göre gelişmenin daha sonraki basamaklarında görülen bu hücreler elde edildikleri döneme göre giderek daha sınırlı bir bölünme ve farklılaşma yeteneği gösterirler. Yetişkin kök hücreler daha çok elde edildikleri organ ve dokuya dönüşme eğilimindedirler ve multipotent kök hücreler olarak adlandırılırlar. Bunlar ölen hücrelerin yerine geçmek üzere yedek hücreler olarak bekler.Erişkin kök hücreler kas, göz, karaciğer, deri, kemik iliği ve sinir dokularında bulunurlar.

Yetişkinde her organ ve dokuda aynı sayı ve potansiyelde kök hücrelere rastlanmaz. Örneğin, beyinde bu hücreler oldukça az sayıda bulunmaktadır. Bu nedenle beyin hasarlarında bir kemik veya doku gibi organ yenilenmesi olmaz, hasar genellikle kalıcıdır ve ciddi sonuçlar doğurur.

Kordon kanındaki kök hücreler, sık kullanılan kemik iliğindeki kök hücrelere kıyasla daha fazla avantajı vardır.En belirgin özelliği, bu hücrelerin çok genç ve her türlü doku hücresine dönüşebilme kabiliyetidir. Gelecekte kullanım alanları için mükemmel bir altyapı oluşturmaktadırlar. Çünkü, kendi kök hücreleriyle büyütülen doku, vücudun bağışıklık sistemi tarafından atılmaz. Bundan dolayı şimdiye kadar tedavi edilemeyen hastalıkların tedavisi için yeni imkanlar sunmaktadır. Kemik iliğindeki kök hücrelere göre çok daha dayanıklı ve uzun ömürlüdürler. Anne ve çocuk için basit, ağrısız ve risksiz olarak elde edilirler.Ömür boyu saklanabilirler.