DETOKS- TAKVİYELERİ
Diyet ve besinler insan sağlığının ve uzun yaşamın temel taşlarıdır ve yiyeceklerden sağlanan, yaşamın gerekli elementleri modern teknolojiler tarafından sağlanamaz veya taklit edilemez. Geçtiğimiz yüzyılda, yeryüzündeki yiyecek stokları seri imalatla üretildiği ve kontrolü büyük şirketlerin elinde olduğu için, modern tüketici endüstrileri tarafından piyasaya sürülen her şey gibi, onlar da insan metabolizmasını toksik atıklarla kirlettiler. Günümüzde birçok insanın tükettiği endüstriyel olarak rafine edilmiş gıdalar, zehirli böcek ilaçları ve koruyucular içerir, kimyasal olarak tatları ve renkleri değiştirilmiştir, radyasyona ve genetik değişime tabi tutulmuşlardır. Rafine edilirken, gıdalar içlerindeki gerekli besinlerin büyük bir bölümünü kaybederler ve geri kalanların da fazla bir besleyici değeri yoktur. Kimyasal olarak işlenmiş gıdaların keşfinden önce Mayo Kliniği kurucusu ünlü, Amerikalı hekim Dr. Charles Mayo sağlıklı besinlerin insan sağlığındaki rolünü şöyle tanıtmıştır.
"Hastalıklara karşı normal direnç doğrudan uygun besinlere bağlıdır, hiçbir zaman bir hap kutusundan elde edilemez. Uygun besin, normal direncin beşiği, normal bağışıklığın oyun alanı, sağlıklı olmanın atölyesi ve uzun yaşamın laboratuvarıdır."
Modern Batı beslenme alışkanlıklarının, özellikle de Amerikan besin endüstrisi tarafından dayatılan fast-food ve atıştırma diyeti yaklaşımının, insan sağlığı için gerekli olan "uygun" besin kaynakları ile uzaktan veya yakından ilgisi yoktur. Bu diyetlerin neredeyse tamamını, en fazla asit oluşturan üç yiyecek türü oluşturur: hayvansal ürünler (et, yağ, yumurta ve süt ürünleri), rafine beyaz nişasta (beyaz ekmek, pastalar, patates ve atıştırdığımız nişastalı yiyecekler); ve rafine beyaz şeker (tatlılar, dondurma, kekler, bisküviler ve şekerli meşrubatlar) Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Avustralya'da insanlar kalorilerinin yüzde 90'ından fazlasını bu üç yiyecek grubundan temin etmektedirler; bu durum aynı zamanda, bu ülkelerde yaşayan insanların yakalandıkları hastalıkların en azından yüzde doksanının oluşumuyla bağlantılıdır. Et, süt, şeker ve nişasta gibi asit oluşturan yiyecekler tercihindeki bozuk denge ve taze sebze, meyvelerde bulunan alkalik yapıcı elementlerden neredeyse tamamen yoksun olmaları yüzünden, modern Batı diyetleri bedeni toksit asidik atıklarla doldurur, kanı ve dokuları zehirler, bağışıklığı ve direnci zayıflatır, kronik hastalıklara ve yıpratıcı koşullarla kapıları ardına kadar açar. Sağlık ve uzun yaşam açısından tehdit oluşturan bu günlük diyetle savaşmanın tek yolu, onu asidik atık oluşumunu azaltacak ve alkalik olmayı artıracak şekilde tekrar düzenlemektir. Bu, gıda seçimindeki önceliklerinizi tekrar düzenlemek ve besinleri bağdaştırmanın temel kurallarını uygulamak anlamına gelecektir.
YİN VE YANG
Alkalik olmayı artırıp toksik atık oluşumunu azaltan ve bir anlamda, sindirim yolunda çürümenin ve fermantasyonun asit oluşturan reaksiyonlarını engelleyen besin bağdaştırma bilimi, trofoloji olarak bilinir. Günlük diyetinizde ve kişisel beslenme alışkanlıklarınızda bu prensiplere sadık kalmak "rasyonel retoks sanatını" uygulamanın ilk temel adımıdır. Doğru besinleri bağdaştırmak, kanda asidoz ve dokularda kan zehirlenmesini engellemek için kişinin alabileceği en etkili önlemdir; vücuttaki asidik ve alkalik elementlerin dengesini kontrol altında tutabilmek için pratik bir yöntemdir.
|