
"Dün gece Aranjörümle yattım, Notalarımı kucağıma alıp,
Bestecimle uyandım."
Sevgili okurlarım Aralık ayındaki müzikle ilgili doğaçlamam yukardaki dizelerle ilgili. Evet ilk bakişta bu nedemek oluyor diyenleriniz olacaktır muhakkak.
Muhakkak bir çok okuyucum başka yorumlara da yeltenecektir.
Fakat bizim amacımız gökselliktir sevgili kardeşlerim.
Hiç kimse hissetmeden yaşayamaz. Hele hele uyku halinde iken yaşadıklarımız ve Sabahleyin veya uyandığımız zaman bizlere unutturulan ve şuur altına itildiğini sandığımız göksel derslerimiz, uygulamaya konuşları sırasındaki , An'dan daha kısa bir zaman dilimi içinde hatırlanarak bizler vasıtasıyla yaşama geçmez mi? Tabii ki akşam uyku halindeyken aldığımız derslerimizi hatırlama yoluyla kendmizden kednimize kağıda dökmüyormuyuz?
Her varlık göksel tesirler ve büyük bir planın icaplarına uygun olarak Dünyevi mesleklerini seçmiyorlar mı?
O halde besteci çekirdek dünyamızda edindiği bilgi ve yeteneklerini de yatarken nota bilgileri ve tekniklerini de yanında taşımıyor mu?
İşte besteciler, aranjörleri olan kendilerini, kendi bilgilerini, bir şekilde göksel plana taşımıyolar mı? Taşıyorlar....
O halde uyanırken de günün bir velüt anında notalanarak musiki eserleri olarak bestecilik keyfiyetini sahibine yaşatmıyorlar mı yaşatıyorlar.
|