 |
"BASİT" GELİYOR ANCAK ÖYLE DEĞİL.!!
Geçen aylarda bir haber vardı televizyonlarda; Bir ülkenin Devlet Başkanı Güney Amerika gezisinde birkaç ülkeye uğramış bu esnada Mayaların yaşadığı toprakları da gezmeyi ihmal etmemişti. Maya tarihinin en önemli eserlerinin bulunduğu yerleri de gezen Başkan ayını akşam ülkesine geri dönmüştü. Ancak zamanımızda sayıları çok azalmış olan Mayalardan bir bölümü, Başkanın ülkesine dönmesiyle hemen toplandılar ve bir ayin yaptılar. Ayinin yapılma sebebi Maya inanışına göre Başkan'ın gezdiği yerlerin kötü enerji ve ruhlardan temizlenmesi gerektiğiydi.
Belkide pek çok kişi bu haberi bir tebessümle, yapılan fiilin basit bir rituel olduğu inancıyla izledi ancak işin aslı öyle değil gerçekten. Öncelikle şunu söylemeliyiz ki bizim için suretlerin ve kişilerin önemi yok. Kaldı ki kişileri yargılamak asla uygun değildir. Hiçbir inanış yargılamayı uygun görmez. Yargılarsak yargılanırız. Biliriz ki fail her zaman Bütünsel BİR'dendir ve Bütünsel BİR'dedir. Oradaki görevine devam etmektedir. Ancak fiil yargılanabilir, kınanabilir. Bunda bir sakınca yoktur.
Atatürk gibi, Gandhi gibi, Dünya insanlığına örnek olan, onların kavramını, görüşünü, bakış ve anlayışını belirli bir yere getiren, sadece bulunduğu topluma değil Dünya toplumlarına faydalı, barıştan yana faal olan evrensel liderler olduğu gibi tam tersi durumda söz konusu elbette. Devlet başkanlarından tutun da toplumdaki en küçük bireye kadar bu böyledir. Ancak şu bir gerçektir ki insan denilen varlık kendisinin bile henüz tam olarak keşfedemediği çok ileri bir teknolojiye sahiptir. Bu teknoloji onun her an yayın yapmasını, tesir yaymasını, tesir almasını kısacası hem alıcı hem verici olmasını sağlamaktadır. Zira beyin denilen bir bilgisayarı vardır ve bu alet bir enerji ile çalışmaktadır. Aynı zamanda insan nörostatik aktivite planına dahil olan her bir nöronun çekirdekindeki DNA'ların genetik uzay boşluklarındaki kutupsal duyarganları, yeryüzündeki deneyimlerine göre pozitif veya negatif olarak açığa çıkartabilmekte ve oluşan enerjiyi yaratabilmektedir. (bkz
www.humanizma.net ) Kısacası insan beyni, insanın aslında sonu olmayan gelişimi için gerekli tüm enerjiyi o küçücük DNA'ların sarmal boşlıklarında saklamaktadır.
Peki bu kutupsal duyarganlar negatif açılırsa ne olur?
Bu durumda insan negatif gelişimsel bir seyir izler. Negatif gelişim negatif enerjiyi ve tesiri yayar. Bu yayılan tesirler, enerjiler (artık bazı aletler tarafından görüntülenebilmektedirler) diğer inasanları, hayvanları, bitkileri ve elbette nesneleri etkiler. Örneğin nesneler üzerine sinerler, insanın etrafında devinirler. Aynı nesneye dokunan ya da aynı ortama gelen diğer bir insan kendini huzursuz ve gergin hissedebilir. Zaten Dünya'nın büyük ve kalabalık metropollerinde yaşanan stres hallerinin, huzursuzluğun altında negatif deneyimin çoğalması ve kalabalık ortamlar vasıtası ile enerjisinin bulaştırılması yatmaktadır. (Bu konu enerjetik vampirizme kadar varır ki bu apayrı bir araştırma konusudur.) Mayalar Atlantis kültünden gelen bir kavimdirler. İnanılmaz derecede bilgiye dayanan ve ileri bir medeniyet kurmuşlardır. (Daha önceki sayılarımızda pek çok bilgiye ulaşabilirsiniz..) Yaptıkları ayin aslında enerji alışverişinin çok çok önemli olduğunu bizim "elektriğimizi" direkt etkilediğini göstermektedir. Tıpkı nazar duaları gibi kendilerine özgü dualarını yapmışlar ve negatif enerjiyi bulundukları yerden uzaklaştımışlardır. Yaşadıkları yeri ari kılmışlardır.
Oysa ki baktığınızda o Devlet Başkanı'nın geldiği ülke ne kadar da zengin ve ileri gözükmektedir. Demek oluyor ki asıl zenginlik ve medeniyet kavramsal olarak gelinen nokta ve ilahi bilgiyi hayata dökmekle kazanılan bilgeliktir.
Sevgi ve saygılarımla. |