Varlık haline getirilmiş her bir mevcudatın varlıklaştırılması ile alakalı bir sebebi vardır. Varlıklaştırılma eylemselliği, sonsuz sınırsızlıktaki varoluş dengelerine uyumlu olarak sürdürülmektedir. Bu her daim de böyledir.

İki hidrojen atomu ile bir oksijen atomunun bir araya gelmesiyle biyolojik yaşamı sürdürmesi için gerekli olan suyun oluşması, meyve ağacındaki her bir meyvenin çekirdeklerinde meyve ağacının meydana gelmesini sağlayacak programın olması, toprağın bir santimetre karesinde binlerce bakterinin bulunması ve bu bakterilerin hepsi anlaşmışçasına yeni toprağın oluşması için biyolojik atıkları tekrar toprak olacak şekilde işlemesi, kadının ovaryumu ile erkeğin spermasının birleşmesinden bir insan varlığının husule gelmesi, kışın arkasından ilkbaharın, ilkbaharın arkasından yaz, yazın ardından sonbahar ve tekrar kışın gelmesi, gece ile gündüzün birbirilerini takip edercesine, hiç şaşmaksızın biri birileri ardınca gitmeleri , yaşam ve ölüm arasındaki döngüde seyir eden onlarca varlık. Bütün bunlar mucizenin ta kendisi sayılsa da Evrensellik İlkesinin değişmez şaşmaz hakiki değerlerinden oluşmuş nedenselliklerdir.
Sebebe göre sonuçların alemi olan bu alemin varlığını sürdüren her bir var varlığını rastlantısal bir olasılık olarak değerlendirmek, gerçekten de gülünç olacaktır. Evrenimiz, evreninin içinde yer alan galaksiler ve galaksimiz, galaksimizin içinde yer alan güneş sistemleri ile güneş sistemimiz, gezegenler ve bu gezegenler içinde bizim anladığımız manadaki yaşam sürdürüle bildiği dünyada var olan bizler tesadüfen bir araya getirilmiş değiliz. Evren, ilahi nizama uygun olarak sisteme bağlanan büyük bir programın parçasıdır. Evrenimiz, fiziksel ve kimyasal değerleriyle ve tüm uzay objeleriyle, galaksimiz ve onun içinde yer alan tüm uzay objeleri ve güneş sistemimiz ve güneş sisteminde yer alan uzay objeleri hepsi büyük bir uyum ve ahenkle devinimlerini sürdürmektedirler. Tam da olması gerektiği gibi devinmekte ve gelişim sürdürmekteler. Hatta bir kuyruklu yıldızın olduğu gibi bir meteor grubunun uzaydaki seyri bile bir plan ve programa bağlı olarak sürdürülmektedir. Bir çok insan enerjetik varlıklara inanmasalar da ben var olduklarını kabul ederek başka veya içinde bulunduğumuz boyutun titreşim skalasının farklı baremlerinde yer alan enerjetik varlıkların belli bir yaşamı sürdürebilmelerinin tesadüf olmadığına inanıyorum. Ve onlarda bizlerle birlikte bulunduğumuz bu boyutu etkilemektedirler.
Var olan her var; var olduğundan yana değerlidir ve kıymetlidir. Günümüz toplumunda Evrensellik; din, dil, ırk, mezhep, sosyo-ekonomik düzendeki farklılıklar gözetmeksizin her insan eşit olarak bilinmektedir. Eşitlik kavramına bu açıdan bakıldığında evrensellik ilkesiyle iç içe olduğu görülmektedir. devamı için..