Ruh varlığının bedende tezahüründen dolayı ortaya çıkan duyu dışı olaylara veya duyular dışı algılamalarımız ESP "parapsikoloji" adı altında incelenmektedir. Bu kelime 1930'li yıllarda Dr. J. B. Rhine tarafından, Fransız psikolog Emil Boirac'ın "psikoloji ötesi" anlamında kullandığı "parapsychique" kelimesinden uyarlanmış ve 1953'te Hollanda, Utrecht'a toplanan Uluslararası Psişik Araştırma Konferansınca parapsişik araştırma yapanlarca onaylanmıştır.
Parapsikolojinin araştırma alanına giren ruhsal yeteneklerimiz, ya zihinsel deneyimler ya da fiziksel etkiler olarak ortaya çıkar. Duyular dışı algılamalar ESP (DDA) dendiğinde, bir kimsenin beş duyusunu kullanmadan kendi çevresindeki bir şeye karşı duyarlılık göstermesi kastedilmektedir. Parapsikolojik fenomenlerin fiziksel etkilere neden olan tipi psikokinezi (PK) adı altında incelenir.
Parapsikoloji içerisinde yer alan konular; telepati (başka bir kimsenin zihinsel durumunun veya düşüncesinin algılanması), duru görü (bir eşyanın ya da olayın DDA olarak uzaktan algılanması), duru işitti (hiçbir maddesel araç olmadan seslerin duyulması), prekognisyon (bir olay meydana gelmeden önce bilgisinin alınması), telekinezi (herhangi bir araç olmadan maddenin hareket ettirilmesi), tekinsizlik olayları, kendiliğinden yanma, (apor) olayları, ölümden sonra hayat, bedensiz varlıklarla iletişim (ruhsal celseler), tekrar doğuş, beden dışı deneyimler (astral seyahat), ölüme yakın deneyimler, ruhsal şifa ve kansız ameliyatlar, değiştirilmiş şuur halleri, kirlian fotoğrafçılığı olarak sıralanabilir.
Parapsikolojinin kökenine baktığımızda yaygın olarak "ruhsal deneyimler" olarak adlandırılan, kendiliğinden ortaya çıkan olaylara rastlıyoruz. Bu tür deneyimler hemen hemen tüm kültürlerde yer almıştır ve birbirlerine çok benzerlik gösterir. Şikago Üniversitesinin Ulusal Düşünceyi Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir araştırma, Amerikalıların büyük bir çoğunluğunun hayatlarının bir döneminde bir veya birden fazla ruhsal bir deneyimi yaşadığını göstermiştir. Avrupa'da yapılan araştırmalar da aynı şekildedir. Anadolu insanında ise telepati, haberci rüyalar, geleceği önceden sezinlemek, şifa toplumumuzun doğal bir öğesidir. devamı için..
 |
|
|